9 Ocak 2013 Çarşamba

Karda Kışta Biraz Empati

Kar yüklü bulutlar kapladı bütün şehrimizi.. Ayaz yaşadığımız şehrin sokaklarında adeta kol gezmekte; girmediği bir ara sokak, hatta çıkmaz sokak, açıkçası sallamadığı tek bir yaprak bile kalmamıştır. Kışın şaşaalı etkisi her geçen gün bütünüyle hissedilmektedir. Yağan karla birlikte donan sular, buz kaplayan yollar, kar elbisesini giyen ağaçları görmekteyiz. Donduran soğuklar, tipi, kar, borayla birlikte bacası tüten evlerin sayıları da, her geçen gün artmaktadır. Maddi gücü olan zengin insanların evleri sıcacık olurken, maddi gücü olmayan, fakir insanların evlerinde ise, ayaz insanın iliklerine kadar işlemektedir. Sanki kara kış bütün şiddeti ile yoksulların evinde. Bir battaniyenin altında ısınmak isteyen bebecikler, soğuğu iliklerine kadar hissederken, kıpkırmızı olmuş,  buz gibi kesilmişler. Bir evi olmayan, sokakta yaşayan, kimsesiz zavallı insanların hali ise, insanın yüreğini parçalarcasına içler acısı..Ne yazık ki; ya kuytu bir köşede soğuktan korunmaya çalışacak, ya da soğuğun kara yüzü ile karşılaşacak.

Etrafımıza bir de bu gözlerle bakalım. Sıcacık evlerimizde kahvelerimizi yudumlarken, bir lokma ekmeği olmayan, bu karda kışta, kara kışta ısınmaya dair hiç bir imkanı olmayan ailelerin varlığını düşünmeliyiz. Gerektiğinde yaşadığımız muhitte böyle düşkün aileler varsa, onlara mutlaka sıcak bir nefes vermeliyiz. İyilik yapmanın mutluluğunu bizler yaşarken, onlara da yardım eli uzanmanın mutluluğunu yaşatmalıyız. Sokakta yaşayıp da, yokluk ve soğukla baş başa kalan bir insan için, nasıl olsa belediye yetkilileri bu tür insanları korumaya alıyor şeklindeki düşüncemizin sağlıklı olmadığını bilmeliyiz. Asıl olan sivil toplum olarak bizleri böyle bir görevi kutsal sayarak onlara insani ve vicdani yönümüzü göstermeliyiz. Yardımseverlik insanı ruhi hastalıklardan koruyan en etkin müsekkindir.

Bir taraftan da sokakta yaşayan hayvanların, karda kıştaki durumunu da düşünerek onlarla ilgili çalışmalar yapmalıyız. Onların da, kara  kışın kötü etkilerinden insanlar gibi etkilendiğini bilmeliyiz.. Aslında hayvanların kış şartlarındaki durumlarının daha da zor olabileceğini akıl edip, gereken insani ve vicdani görevimizi yerine getirmeliyiz. . Bir lokma ekmek, bir yudum su bulmak için günlerce beklemektedirler. Onların çektiği çileyi biz de yüreğimizde duymalıyız. Onların sıcak bir yuvası da yoktur. Belki de onlara sıcak bir yuva, kontağı yeni kapanmış bir otomobilin motoru bile olabiliyor. Biraz da kendimizi darda, zorda kalan insanların yerine koyalım. Biz de onların yerinde olabilirdik diye düşünelim.

Asahhara

1 yorum:

Profösör dedi ki...

Halden anlamak gerek. Halden anlamak demek insanlığımızı vicdan boyutunda anımsamamız gerek.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...